moda
Aylık 1.000.000'un üzerinde sayfa gösterimiyle "Türkiye'nin moda sitesi".

CUNDA, rakı, balık, AYVALIK...

CUNDA, rakı, balık, AYVALIK...Size bu hafta Ayvalık-Cunda'dan yazıyorum. Burası havası, insanları ,yapısı ve yemek kültürü ile başka bir diyar..



Yoğun ve stresli bir dönemden sonra, sevgili dostum Ayşe Öktener'in  nazik ve ilaç gibi gelen daveti ile kendimi CUNDA da buldum.Ben aslen GİRİTLİYİM. Cunda'da tam memleket havasını soluma şansını yakaladım desem yalan olmaz. İyi ki de bu seyahat fırsatını  bulmuşum.Çok hayırlara vesile oldu.Meraklandınız değil mi? Biraz daha meraklanın, söyleyeceğim yeni küçük sırrımı sizlere de..

Tek kelime ile ifade edebilirim ki burası havası, insanları ,yapısı ve yemek kültürü ile başka bir diyar. .Hani zamanı unuttuğunuz sadece siz ile yani kendiniz ile baş başa kaldığınız  özel yerler vardır, işte Cunda tam öyle bir yer. Bana nasıl iyi geldi nasıl arındım ve dinlendim anlatamam..



Yolculuğum ,Yenikapı İDO iskelesinden arabalı feribot ile başladı.İlk defa bindiğim arabalı feribota hayran kaldım.Ve gerçekten çok  güzel oturtmuşlar her şeyi,kafesi,gazete  bayii..koltuk düzeni ile sanki deniz manzaralı bir kafe de oturuyor gibi hissediyorsunuz..İki saat sonra Bandırmada inerek Ayvalık a doğru yola koyuldum.Yol boyunca bir sürü ünlü markaların outlet leri ve yeme içme mekanları mevcut olan hoş bir yolculuk .Mesela, susurlukta tost ayran molası keyifli oluyor,şiddetle tavsiye edilir.

Bandırma üzerinden güzel  bir yolculuk ile Balıkesir -Edremit ve Burhaniye  üzerinden iki buçuk –üç saatte Cundadasınız.Şöyle ifade edeyim..sabah 7 de bindim feribota saat 12 de Cunda Taş kahvede  ayvalık tostumu yiyordum.Ve yolun büyük bölümü çift şerit olduğundan büyük bir kolaylık yaratıyor yolculukta.Aynı zamanda öğrendim ki Ayvalık a  İdo ile feribot seferleri düşünülüyormuş.İkinci bir duyumda hava yolu ile ilgili, daha önce  yurt içi uçuşlara müsait olan hava alanı 2010 yazına uluslar arası olarak yetiştirilmeye çalışılıyormuş.Yani Ayvalık-Cunda ya gitmek epeyce kolaylaşacak gibi…
 


Önce her zaman seyahatlerimde yaptığım gibi ilk iş  bir keşif turuna çıkmak istedim.Ayvalık yerleşim olarak  tam bir kordan havasında sahil şehri,yunanlılardan kalan mimari tarzı halen ayakta sayılır.Daha önce önemsenmeyen eski yapılar şimdi altın değerinde hem  korunuyor ,yenilendiğinde hem prim yapıyor.Ufak bir kıyı turundan sonra ,artık iyice bastıran yorgunluk ile Ayşe nin  Cundadaki eski bir rum evinden yarattığı masal eve giriyoruz.Yapı tarzı ,taş duvarları ,bahçesi ve dekoru ile burası bir mabet…biraz dinlenip, yerleştikten sonra hadi havayı kaçırmayalım deyip kendimizi denize attık..hava müthiş..kum-güneş-deniz üçlüsü ile tatilimin başladığını  yüzüme vuran güneşin o tatlı,sıcacık dokunuşu ile hissediyorum.Ben bu sezonda bu hava dedikçe..Burada sezon uzun dediler..23 nisanda başlar -29 ekim de bitermiş..süper valla.Rüya gibi değil mi?? Tabi ki mevsimin etkisi ile güneş etkisini 4-5 gibi kaybetmeye başlıyor.Cundanın arka sokaklarında kaybola, kaybola taş yollardan Ayşe nin evine ulaştığımda kaybolduğumu düşünmüşler, burada kaybolmak sorun değil hemen anons ediliyorsunuz ve şıp diye bulunuyorsunuz.Yani arka sokaklarda kaybolma zevkini dilediğiniz kadar yaşamak serbest..



Yemek saatine kadar kah bahçede kitap okuyarak,kah Ayşe nin piyanosundan çıkan müziğe eşlik ederek hazırlanıp sahile  balıkçı restorantlarına yürüdük. Hepsi,birbirinden şirin hepsi birbirinden leziz gözüken bu mekanlarda tecrübeli olduğundan seçimi Ayşe ye bıraktık.Sahibi ,bir Giritli olan Fevzi beyin işlettiği Cunda balık evinde mezeler  ile mest olaraktan RAKI-BALIK-AYVALIK üçlemesinin hakkını sonuna kadar verdikten sonra eve doğru yürürken halen daha,ahtapot salatasından,sıcak ottan ,sarma karidesten ve çiçek dolmasının lezzetinden bahsediyorduk.



Sezonda  her sokakta barlar ve eğlence yerleri mevcutken bu sezonda hayat Cundada daha ağirdan işlediğinden,(şu ruh yapımda tam bana göre)Ayşe nin muhteşem salonunda şömineyi yakıp dvd seyretmenin keyfini anlatacak kelime yok.

Sabah bahçeye kurulan envai çeşit peynirin saf zeytinyağı ile birleştiği süper sağlıklı kahvaltıya çağrılıyorum.Bahçeye çıktığımda temiz hava ciğerlerime dolar dolmaz İstanbul da ne yapsam öğlene kadar açılmayan gözlerim şak diye açılıyor ve  uyanıyorum,sofra müthiş,taş fırından yeni çıkmış el yakan ekmekler bahçe domatesleri,bir sürü otlarla dolu ,birde sohbet eklenince keyfimiz gıcır.hava gene müthiş,birde İstanbul da yağmuru öğrenince, aman kaçırmayalım  deyip hemen toparlanıp denize…bu sefer Sarımsaklı plajına..neden derseniz??



yvalık ın en güzel yanlarından biride, hangi rüzgar eserse essin ,ters rüzgar alan bir koy  mutlaka var ,ve oradan  rüzgarsız, süt liman bir denize girmeniz mümkün,Ahmet amcamız bugün  Sarımsaklı dedi.Ve marş ,marş…Ha Ahmet amcamı  kim?Dünyanın en şeker, en iyi adamı desem hakkıdır.Oda adalı.Midilliden..Tanışır tanışmaz kan çekti.Ayşe nin evini aldığı ve dost olduğu ve bizimde o vesile  ile tanıma şansına eriştiğimiz dünya iyisi biri.

Sarımsaklı plajını görür görmez ben Ayvalık a bayıldım ,göz alabildiğince bir sahil hayal edin,Maimi sahilleri yanında halt etmiş diyebilirim.Hele dönerken şeytan sofrasına çıkıp kafamı kaldırdığımda gördüğüm manzara karşısında  ben kesinlikle Ayvalığa aşık oldum. Nokta.

Nasıl tarif etsem ki, o büyülü manzarayı,işte kelimelerin yetersiz kaldığı bir panoramik görüntü,karşıda arkada yunan adaları ve  önde bir sürü büyüklü küçüklü  takımın adanın tepeden görünen yemyeşil görüntüsünü gün batarken  hayal edin

Şeytanı taşlayıp eve döndüğümüzde,şeytanın gazabına uğramıştık ,sıcak su çalışmıyordu.Tuzlu, tuzlu hazırlanıp, deniz tuzu vücuda  faydalıdır diye kendimizi avutarak    cunda sahiline indik Ahmet amcamızın önceden hazırlattığı barbun balıklarını mideye indirip,minik dükkanlardan Cunda hatıraları topladım.Sakızlı kahvemizi içip ve tarçınlı sıcacık lokmayı yedikten sonra  taş yollarda restore edilmiş eski rum evlerini seyrederek ve kritik ederek  bir hazım yürüyüşünden sonra doğru  eve ve şömine keyfi veeee  cup yatağa.. burada bende erken yatar oldum.Ayşe ile sağlık kampında gibiyim,bahçeden toplanıp sıkılmış üzüm ve nar suları ile anti-oksidant besleniyoruz.

Ayvalık-Cunda da bence geleceğin Bodrumu olma yolunda  ama SİT alanı ilan edilmiş olduğundan  tarihi eser alanı kapsamında  korumaya alındığından i daha akılcı gidiyor,ayrıca çok elit  yeni misafirleri ağırlıyor.Mesela ,Koçlar 2  minik ada almışlar,Sn.Güler Sabancı  bir zeytinlik almış.Coco Cola nın ceo su Sn.Muhtar Kent ,Hülya Avşar,Sn.Cem Boyner  vs vs  de Ayvalık-Cundalı olanlardan…Ama şunu üzülerek itiraf edeyim ki Ayvalık belediyesi sınıfta kalmış durumda..Sayın belediye başkanım,başkanı olduğunuz bu müstesna cennet köşeye lütfen ,hatta ne olur daha iyi bakalım.Antika niteliğindeki sokaklar onarım ister,ahırlar köyün arka kısmına taşınmalı.Çöpler toplanıp süpürülmeli.Sahildeki balıkçıların ilanlarına bir şekil verilip,korkunç bir görüntü kirliliği yaratıyor.hediyelik eşya dükkanlarına bir format getirilip evler kişisel  bakıma  alınması için ev sahiplerine yardım edilmeli ve o tarihi eserler acil onarıma alınmalı…bunlar benim acizane gördüklerim..Elinizden geleni yapacağınızdan eminim.

Her gün güneşle beraber  akvaryum tadında başka bir koyu  keşfedip,etrafı gezip turist takılmak çok hoş,Cundada kilise müthiş ve halen onarım beklemekte.Tepedeki değirmeni Sn.Rahmi Koç  restore ettirip,yıkık şapeli kütüphane haline getirip  Ayvalıklara hediye etmiş,ellerine sağlık, kesesine bereket diyorum,çünkü müthiş olmuş.Sn.Muhtar Kent de  rahmetli babasının  aile kitaplığını bağışlamış.Nurlar içinde yatsın ..Kitabımı o atmosferde okumanın tadını nasıl anlatsam ki..Yolu Cundaya düşenler ve benim gibi okumayı sevenler  bu kütüphanede okuma zevkini kesinlikle deneyin derim.





Cunda  farklı yaşıyor dersem  abartmamış olurum,mesela, bir anons.. Cunda  koruma derneğinden,Tüm , Cundalılar davetlidir, herkes yemeklerini getirsin meydanda şenlik var diye,Yemin ederim kendimi Fellini nin meşhur bir sahnesinde bir İtalyan köyünde film setinde  hissettim bir ara .Sıra, sıra sofralar kurulmuş herkes Allah ne verdiyse  getirmiş yemekler yeniyor ,şarkılar çalınıp  söylenip  dans ediliyor.Nerdeyse herkes  birbiri ile tanış,Ahmet amca kadrosundan  tabi  ki bizde.İnanılmaz bir deneyimdi karşı komşunu bile tanımadığın İstanbul  şehir hayatından sonra.

Ayvalık –Cunda insanı  ayrıca korkunç bir hayvan sevgisine sahip,herkesin hayvanı var.İnsanlar kedileri ,köpekleri beslemek için yarış halinde,ben böyle hayvan sevgisi görmedim..buda Ayvalık-Cundayı sevmede başka bir etken daha desem yeridir.Burada havyan sevgimi doya, doya yaşadım..



Her c.tesi Cundanın gene o meşhur meydanında pazarı kuruluyor her şey taptaze..Çocukluğumu çağrıştıran inanılmaz otlar,radikalar,ebe gümeciler,tereler,rokalar,hele  o peynirler,şiseyi açtığınız anda duyduğunuz zeytinin kokusu ile eşsiz zeytin yağlar ilaç niyetine..Hasan amcanın Has ada yağını şiddetle tavsiye ederim.

Bugün 29 EKİM ,içimde cumhuriyet ateşi yanarken ..Anti parantez bunu belirtmeden geçemeyeceğim,Cundada kimle taniştım biliyormusunuz??Atamızın manevi kızı Sn. Ülkü Adatepe ile.Benim için çok hoş bir anı oldu..



Bir örnek daha ,buna hayran kaldım ,sizde bana hak vereceksiniz okuduğunuzda.Pazar günü yürüyoruz aniden başlayan bir İstiklal marşı .Ve tüm ada halkı ,kahvelerde oturanlar ,arabasında olanlar  ayağa kalkıp marşa hep bir ağızdan eşlik ediyorlar.Bu ne şimdi oluyorum,hayrola ihtilal mi oldu şaşkınlığı ile Ahmet amcam cevaplıyor..Yooo ..Ataya ve Cumhuriyete saygı ve şükranlarımız için diye,ve her Pazar olağan diyor.İnanın göz yaşlarımı zor tuttum .Ben Cundayı hasretini çektiğim hikayelerinle büyüdüğüm memleketim Giritle özleştirdim.Veee sırrımı açıklıyorum.BENDE ARTIK CUNDALI OLDUM. Beklerim.

Sevgiyle kalın…

Cumhuriyet bayramınız kutlu olsun ..nice cumhuriyet bayramlarına hep beraber…





4413


Yorumlar


aybike ataca { 13 Kasım 2009 }
bu yazılar neden facebook ta paylasılmıyor? yapılabiliyorsa bu konuya el atmak lazım bence !
aybike ataca { 13 Kasım 2009 }
gülpişcim, gene cok güzel bir yazı yazmışsın! hakikaten cunda cok güzel bir yer, aslında daha anlatılacak o kdr cok güzel detay var ki, ama buraya sığmaz... eee atık o kısmınında birebir yaşanması gerek ;) :))
Ergin Gulgec { 10 Kasım 2009 }
Hanimefendi, yaziniz cok hosuma gitti. Bilhassa......"Ama şunu üzülerek itiraf edeyim ki Ayvalık belediyesi sınıfta kalmış durumda..Sayın belediye başkanım,başkanı olduğunuz bu müstesna cennet köşeye lütfen ,hatta ne olur daha iyi bakalım.Antika niteliğindeki sokaklar onarım ister,ahırlar köyün arka kısmına taşınmalı.Çöpler toplanıp süpürülmeli.Sahildeki balıkçıların ilanlarına bir şekil verilip,korkunç bir görüntü kirliliği yaratıyor.hediyelik eşya dükkanlarına bir format getirilip evler kişisel bakıma alınması için ev sahiplerine yardım edilmeli ve o tarihi eserler acil onarıma alınmalı…bunlar benim acizane gördüklerim..Elinizden geleni yapacağınızdan eminim."

Valla ben emin degilim efendim!!! Memleketimden 38 senelik bir ayriliktan sonra Ayvalik'a yerlestim. Oturup aglamak geliyor icimden. Insallah bizleri dinleyen bir gun cikar diye kendimi avutuyorum. Anlatacagim neler var neler, fakat buraya sigmaz.

Saygilarimla
gulperi { 03 Kasım 2009 }
sevgılı mınık okurum melıs..ve annesı vede sadık okurum leyla...tabıkı ayvalık ve cundalı olmak bır ayrıcalık..sevgılı dostum aysenın dedıgı gıbı hem ovmekten ınsan guru duyarken ..yozlasacak dıyede korkmadan edemıyor..arkadasım nazan acıkca kızmıs bana:))aman kımse duymasın dıye..turkıyemızın bu harıka dokusunu oaray yakısır bıımde yasatalım ve tabıkı tanısalım ..cokmutlu olurum..sevgıyle kalın..xoxo.gulperı
ayse { 02 Kasım 2009 }
Sevgılı Arkadasım , Cunda yı , bızlerı ve yasadıklarımızı o kadar guzel anlatmıssın kı , senı okuduktan sonra buralara akın akın ınsan gelecek gıbı. Son bırkac yıldır yıldızı parlayan adamız , hızla gelısıyor. Sen de artık buralı olduguna gore , bolgenın gelısıp guzelleşmesınde ve dogal dokusunun korunmasında yazılarınla bızlere destek olacagına emınım. Benım ev ıcın de ne raklam ne reklam , fotograflar harıka ...
leyla { 02 Kasım 2009 }
sevgılı gulperı,

ınanmıyorum..bızım yazlıgımızda sarımsaklıda.. mınık arkadas melıs ve annesı haklı ne kadar guzel anlatmıssınız.bende cok severım ama sızın kelımelerınızle bır baska olmus ayvalık.eger bır mahsuru yoksa sızınle tanısmak cok ısterım..belkı bır rakı balık ayvalık yaparız..ben yazıyorum ama ınanın tum aıle tazılarınıza tıryekı olduk,,hele babam ..hayattan zevk alan bır hanım dıyor baska bır sey demıyor.gen cok hos ve cok zarıf cıkmıssınız resımler..sevgıler..
leyla
RIFAT İSMAİLOGLU { 30 Ekim 2009 }
slm,yine samimi ve enfes bir anlatım.
teşekkür ederim.


NOT:lütfen daha fazla resim.
melis avcıoğlu { 30 Ekim 2009 }
gülperi abla ben 13 yaşındayım.biz de annemle ayvalık sarımsaklı'ya 5 senedir gidiyoruz ve oraya resmen aşığız.hala da doyamadık.ha bir de o kadar güzel anlatmışssın ki annem de biz de bu yazıyı okuyunca kendimizi orada bulduk.burayı böyle güzel anlattığın ve hatırlattığın için teşekkür ederim.
Diğer Sayfalar: 1.

 

Yorum Yazın!