Evlilik Döneminde Nasıl Bir Estetik Bakım?

Evlilik Döneminde Nasıl Bir Estetik Bakım?

Bir kadının en güzel görünmek isteyeceği zaman, şüphesiz gelinlik giyip bir ömür boyunca fotoğraflarını saklayacağı, sevdikleriyle paylaşacağı, evlilik dönemidir. Gelinlik, çiçek, saç modeli, makyaj özenle seçilir. Kadınlar için kendi görünümlerinin yanı sıra düğünün yapılacağı ortam, dekor, süsler, müzik grubu, masa düzeni, masalardaki çiçekler, ikram edilecek yiyecek-içecekler ve pek çok görsel detay ince ince düşünülür.

Tanınmış estetik cerrahı Ali Duman, bu konuda çarpıcı açıklamalarda bulunuyor: “Benim işim de gelin adaylarının evlenecekleri gün daha parlak, canlı ve duru görünmelerini sağlamak. Fakat en önemli nokta, bu ince dokunuşları kimsenin anlamayacağı biçimde doğal olarak yapıyorum. Yani gelinimizi görenler yüzünde bir canlılık, bir parlaklık, bir ışıltı görecek fakat bunu sadece doğal güzelliğine ve mutluluğuna bağlayacak.”

Kadınlar, evlilik hazırlıklarının yapıldığı dönemde meme küçültme veya abdominoplasti, yani karın germe operasyonuna girmeyi pek istemez. Bence de bu dönemde yapılacak estetik dokunuşların temel amacı, düğün günü çekildikten sonra bir ömür boyunca bakılacak, çocuklara ve torunlara gösterilecek, çerçeveletip duvara asılacak, Instagram ve Facebook gibi ortamlarda paylaşılacak fotoğraflarda olabildiğince güzel ve çekici görünebilmek.

BOTOKS VE BOTOKS LIFTING FARKI

Evlilik dönemindeki kadınlara en çok uyguladığım işlem, botoks oluyor. Çünkü çok basit bir işlem ve doğru yapıldığında kişide inanılmaz doğal bir gençleşme, dirileşme, ışıl ışıl bakma yaratabiliyor.
Botoks yaptırmak isteyen kadınların en dikkat etmesi gereken nokta; botoks ve “botoks lifting” arasındaki farkı bilmek ve buna göre hareket etmek. Bu ikisi arasında pek çok kritik fark var. Ülkemizdeki sağlık düzenlemeleriyle ilgili yasal boşluklar sebebiyle ne yazık ki iki ay kurs alan herkes botoks uygulaması yapabiliyor. Fakat bu noktada botoks lifting tamamen ayrılıyor. Botoks lifting sadece alanlarının anatomisine hakim; hangi kası ne derecede ve hangi yönde zayıflatırsa hangi efekti elde edebileceğini bilen plastik cerrahın yapabileceği bir işlem.

Deneyim de öne çıkan bir kriter. Şimdiye kadar göz çevresi, alın ve orta yüz üzerinde 500’e yakın operasyon yaptım. Çeşitli varyasyonlar dahil olmak üzere o bölgenin anatomisini çok iyi bildiğimi söyleyebilirim. Her konuda olduğu gibi, yetenekle birlikte bilgi ve deneyim başarının anahtarı.

25 yaşında esmer bir genç kızın alnını kırıştıran kas ile 55 yaşında bembeyaz cilde sahip bir kadının aynı kasını zayıflatırken farklı dozlar, yönler ve bölgelerde zayıflatma yapmam gerektiğini biliyorum. Sonuçta hastalarımın her birinin yüz ifadesi birbirinden farklı. Yani yaptığım botoks lifting sayesinde, yaygın olarak bilinen botokstan farklı biçimde çok daha doğal ve güzel bir görüntüye kavuşmak mümkün olabiliyor. Elbette güvenilir ve işinin ehli ellerde.

DOLGUDA BÖLGESEL FARKLAR ÖNEMLİ

En çok ilgi gören ikinci uygulama, asit içeren dolgular. Bunu pek çok defa botoks ile kombine bir şekilde kullanıyorum. Dolgu uygulamalarıyla ilgili öncelikle bilinmesi gereken şu ki; kalıcı dolgu diye bir şey yoktur! Kalıcı olan herşey vücutta yabancı cisim olarak kabul edilir ve etrafı bir kapsül ile sarılarak karantinaya alınır. Bu silikon meme protezleri için de, çeneye konulan implantlar için de geçerli. Ancak göz altında, ağız kenarında veya elmacık kemiğinin üzerinde uygulanan dolgu maddesinin bu şekilde kapsülle çevrilmesi, hastanın yüzünde girintiler, çıkıntılar ve reaksiyonlar ortaya çıkarıyor ve maalesef bu durumun geri dönüşü yok. Bu yüzden, “size bir dolgu yapacağım 5 yıl kalacak” gibi sözlere itibar edilmemeli.

Hastalarım için kullandığım dolguları, yüzün farklı bölgelerine göre farklı konsantrasyon ve kıvamda üretiyorum. Yani gözaltına uyguladığım dolgu materyali ile ağız kenarına ya da elmacık kemiklerinin üzerine uyguladığım dolgu materyali birbirinden farklı kıvamda jellerden oluşuyor. Biraz daha net anlatmak gerekirse; göz altı ışık dolgusu ile alt göz kapağının hemen altındaki oluklardan, torbalardan ve morluklardan kurtulmak mümkün. Fakat burada çok kalın ve koyu bir dolgu kullanamazsınız. Çünkü incecik göz kapağı derisinin altında küçük kitlecikler, düğmecikler halinde belli olur. Aynı durum burun kenarlarından ağız köşelerine inen vadiler için de geçerli. Bu bölgede kullanılan dolgu malzemesi de çok kritik öneme sahip. Yani, doğru bölgede doğru dolgu uygulaması yapıldığında, kişi doğal görünümünden hiçbir şey kaybetmez.

SLİMLİPO (LAZER LİPOLİZ)

Son zamanlarda giderek daha fazla ilgi gören ve benim de en sevdiğim konulardan biri Slimlipo, yani Lazer Lipoliz. Çok genel olarak anlatmak gerekirse; Lazer Lipoliz, lazer enerjisi kullanılarak cilt altı yağ dokusunu eritip alma işlemi olarak açıklanabilir. Evlilik hazırlıkları döneminde en çok tercih edilen estetik bakımlarından biri olan Lazer Lipoliz sayesinde, tamamen lokal anestezi altında, lazer enerjisi yardımıyla çok kısa sürede karın bölgesindeki veya basen-popo bölgesindeki yağ dokusunu eritip alabiliyorum. Eş zamanlı olarak yine lazer ile gevşek deriyi uyararak gerginleşmesini sağlıyorum. Tüm bu çalışmalar 30-45 dakika gibi kısa bir sürede sonuçlanıyor. Lazer yağ dokusunu eritip koyu bir zeytinyağı kıvamına getirdiğim için, işlem sonrasında girinti, çıkıntı ve dalgalanma gibi düzensizlikler neredeyse hiç oluşmuyor.

Slimlipo işleminden sonraki gün bantları çıkarıyorum. Hasta isterse havuza girebilir, kayak yapabilir veya spora başlayabilir. Yani günlük hayatını etkileyen ve hayattan soyutlanmasını gerektirecek hiçbir etkisi yok. Lazer Lipoliz, gelin adayları için de ideal. Çok kısa ve konforlu bir işlem olan Slimlipo’nun bence en önemli avantajı, iyileşme süresi gibi bir zamana ihtiyaç olmaması. Gelin adayımız operasyondan sonraki gün işine, sosyal yaşamına ve düğün hazırlıklarına devam edebilir.
Gelin adaylarına tavsiyem, bu işlemi gelinlik provasından önce yapmaları. Çünkü uygulamanın yapılacağı bölgeye göre, iki beden gibi bir değişiklik olabiliyor.

LAZER İLE CİLT YENİLEME

Estetik cerrahi uygulamalarında lazer, giderek daha da önemli hale geliyor. Fakat uygulanması açısından her birinin önemli farklılıkları bulunuyor. Epilasyon, cilt gençleştirme, saç bakımı ve varisler için uygulanan her bir lazer yöntemi kendi özgün özelliklerine sahipler. Lazerler dalga boyları, frekansları ve fizyolojileri bakımından çok farklı gruplara ayrılıyor.
Elimdeki lazerlerle cildin belirli katmanlarında istediğim etkiyi oluşturabiliyorum. Bu sayede cildin her seviyesinde yenilenme ve gençleşme etkisi yaratabiliyorum. Lazer uygulamasından hemen sonra yeniden yapılanma için kullanılacak besin maddelerini ve yapı taşlarını enjekte ediyorum. Dünyanın en iyi laboratuarları tarafından geliştirilmiş ürünlerin içeriğinde mineral, vitamin, nükleikasit ve aminoasitler yer alıyor. Güneş ışınları ile etkileşime giren bu maddeler (özellikle aminoasitler), zamanla uygulandıkları bölgede bir parlaklık ve canlılık yaratıyor. Bu uygulama 2-3 haftalık aralıklarla birkaç seans yapılıyor ve inanılmaz bir yenilenme sağlıyor. Yani lazer ile yüz, boyun, hatta dekolte gençleştirme için düğün tarihinden en az 2 ay önce başlamak yeterli oluyor.

YORUM YAPIN

Yukarı git
4 Shares
Share4
Tweet
Share
+1